MANASTIR
TARİHÇESİ VE BUGÜNÜ
Makedonya’nın güneybatısında, Pelister Dağı eteklerinde kurulu olan Manastır (Bitola), tarih boyunca Balkanlar’ın önemli şehirlerinden biri olmuştur. Roma döneminde Heraklea kasabası üzerine gelişen yerleşim, Bizans hâkimiyetinden sonra Osmanlı döneminde büyük bir ticaret ve kültür merkezi haline gelmiştir. Osmanlı fethinden (1382-1385) sonra Anadolu’dan getirilen Türkmen aşiretleriyle iskân edilen şehir, kısa sürede camileri, medreseleri, bedesteni ve çarşılarıyla İslâmî kimlik kazanmıştır. Evliya Çelebi XVII. yüzyılda burayı “yirmi bir mahalle, 3000 ev, 900 dükkân ve yetmiş cami” ile büyük bir şehir olarak tanımlar.
XIX. yüzyılda Rumeli vilâyetinin merkezi olan Manastır, aynı zamanda Osmanlı ordusunun önemli karargâhlarından biriydi. Bu dönemde şehirde konsolosluklar açılmış, modern eğitim kurumları kurulmuş ve askerî idadi burada faaliyet göstermiştir. Balkan Savaşları sonrasında Osmanlı hâkimiyeti sona ermiş, şehir Sırp ve ardından Yugoslav yönetimine geçmiştir. Bugün Bitola adıyla anılan şehir, Osmanlı döneminden kalan camiler, külliyeler ve vakıf eserleriyle tarihî kimliğini hâlâ taşımaktadır. Ayrıntılı bilgi için TDV İslâm Ansiklopedisi’nin ilgili maddesine göz atabilirsiniz: Manastır – TDV İslâm Ansiklopedisi.
MANASTIR GEZİ ROTAMIZ
Makedonya sınırına 19.50’de ulaştık. Kapıda bizi bir tavus kuşu karşılıyor. Sonradan öğreniyoruz ki tavus kuşu Makedonya’nın sembolüymüş. Makedonya’da saat bizden bir saat geride. Airbnb den bulduğumuz dairenin konumuna doğru ilerledik. Ancak hangi bina olduğu tam olarak anlaşılmadığından uygulama üzerinden ev sahibi ile iletişime geçtik. Ev sahibinin oğlu Philip bizi sıcak bir şekilde karşıladı. Aracımızı sitenin açık otoparkına bırakıp eve geçtik.
Daire, eski bir sitenin 4.katında yer alıyor. Kapının yanında şifreli bir kutucuk bulunuyor; anahtar oraya bırakılıyor. İçeri girdikten sonra Philip gerekli açıklamaları yaptı ve ayrıldı. Dairenin temizliği yetersizdi. Ayrıca çay demlemek için kettle veya demlik olsa iyi olacaktı. İlk kez bu şekilde bir evde konaklıyoruz. Eşyalarımızı yerleştirip, bir şeyler atıştırdıktan sonra akşam oluyor.
Konumumuz şehir merkezine yakın sayılır. Hava güzel olduğundan gece şehri görmek istedik ve yürüyerek merkeze ulaştık. Yol geniş, bisiklet yolu ve büyük ağaçlarla çevriliydi; yürüyüş keyifli geçti.
Şehir merkezine vardığımızda her yer ışıl ışıldı. İlk olarak karşımıza Manastır Askeri İdadisi çıktı. Sağımızda parkın içerinde ordu evi bulunuyor. Trafiğe kapalı Shirok Caddesine giriyoruz. Cadde şehir parkı ile Magnolia Meydanı arasında uzanıyor. İki-üç katlı yapılardan oluşan bu cadde, sağlı sollu kafeleri, mağazaları ve dükkanlarıyla gece saatlerinde oldukça canlıydı.
Cadde boyunca yürüyerek, Magnolia Meydanı‘na ulaşıyoruz. Meydanda II.Philip’in heykeli, Saat Kulesi, camiden müzeye dönüştürülmüş Yeni Cami ve Dragor Nehrini üzerindeki köprüden geçtikten sonra ibadete açık, TİKA tarafından restore edilmiş, İshak Çelebi Camii bulunuyor. Bu mekânlara dair ayrıntılı bilgiyi yarın gündüz gezerken vereceğimiz için burada yalnızca isimlerini zikrediyoruz.
Ertesi gün sabah erkenden kahvaltımızı yapıp, evi toparladıktan sonra rotamızı İshakiye Camii’ye çeviriyoruz. Manastır’dan sonra Ohri ve Kalkandelen’i gezip, Üsküp’te konaklayacağımızdan hızlı hareket ediyoruz.
Yol üzerinde tek kubbesi ve minaresiyle dikkat çeken Hamza Bey Camini görüyoruz. Geniş avlu içinde yeni restore edilmiş, oldukça güzel bir cami. Erken saat olduğu için kapalıydı. Manastır Hamza Bey Cami 1856-1857 tarihinde tamir görmüş. (Ayrıntılı bilgi için bakınız)
Aracımızı, İshak Çelebi Camii adıyla da bilinen İshakiye Camii’nin önüne park ederek dün gece gördüğümüz yerleri hızlıca gezmeye başlıyoruz. TİKA tarafından restore edilen cami, Dragor Nehrinin kenarında geniş avlusu ile oldukça etkileyici bir konuma sahiptir. Ancak ziyaretimiz sırasında kapalı olduğundan iç mekânı göremedik. İshakiye Camii ve Külliyesi, II. Bayezid döneminde 1506 yılında Manastır ve Selanik kadılığı yapmış olan İshak Çelebi tarafından inşa ettirilmiştir. Külliye; cami, medrese, mektep, zâviye, imaret ve tabhâneden oluşmaktaydı, fakat günümüze yalnızca cami ulaşmıştır. Minare ise Rumeli’deki örneklerine göre oldukça yüksek olup yaklaşık 45 metreye ulaşmaktadır. (Ayrıntı için bakınız)



Saat kulesi gündüz daha sade gözüküyor. 17. yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edilmiş, 1830’da yenilenerek bugünkü görünümünü kazanmıştır. Yaklaşık 30 metre yüksekliğinde olan kulesinin tepesine maalesef haç dikilmiştir. Kulesinin çevresinde heykeller ve büstler bulunuyor. Makedonya Kralı II. Philip heykeli havuzu ile meydan düzenlemesi güzel olmuş. (Saat Kulesi hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız).
Meydanın parçası Yeni Camii (Kadı Mahmud Çelebi Camii) bugün “Hıristiyanlık ve İslam Müzesi Yeni Cami-Aziz George Kilisesi adıyla müzeye dönüştürülmüş. Cami, Kadı Mahmud Efendi’nin emriyle 1558 yılında, bir Hıristiyan tapınağının kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. (Yeni Camii hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız)



Shirok Sokak; Manastır’ın trafiğe kapalı ünlü bir caddesidir. Sabahın erken saatlerinde oldukça sakin. Dükkan ve mağazaların çoğu kapalıydı. Türkiye Cumhuriyeti Fahri Başkonsolosluğu önünden geçtik. Cadde üzerinde üç katlı Katolik Kilisesi dikkat çekiyor. Braille alfabesiyle tabelası bulunuyor. Cadde üzerinde Türk firmalarının mağazaları da bulunuyor. Sokağın ismi Osmanlı döneminde Sultaniye veya Hamidiye idi.
Sonunda Manastır Askeri İdadisine ulaşıyoruz. Müze açılmış. İlk ziyaretçileri biz oluyoruz. İki katlı büyük bir yapıdan yalnızca küçük bir bölümü müze olarak düzenlenmiş. Giriş kapısının üzerinde kitabesi ve üst kat balkon kapısının üzerinde çatının hemen altında Osmanlı Arması yer alıyor. Müzenin küçük bir bölümü “Mustafa Kemal Atatürk Anı Odası” olarak düzenlenmiş. Burada Atatürk’ün öğrenci olduğu 1896-1898 yıllarına ait fotoğrafları, karneleri ve askeri kıyafetleri sergilenmektedir. Müzenin diğer bölümleri Manastırın 100-150 yıl öncesine ait dönemi yansıtan eşyalar, kıyafetler, sanatçılar ve de kendilerine göre “ulusal kahramanlar” figürleri, yer alır.



Manastır merkezdeki son durağımız Aziz Dimitri Kilisesi oldu. Osmanlı döneminde 1830 yılında inşa edilen kilise, şehrin önemli Ortodoks yapılarından biridir. Mevcut çan kulesi ise 1936’da eklenmiştir. Kiliseye girmedik, ancak dışarıdan bakıldığında tarihî dokusu ve mimarisi dikkat çekiciydi.
Manastırda son olarak şehrin yakınında mozaikleriyle ünlü Heraclea Lyncestis Antik Kentini gezdik. Makedonya Kralı II. Philip tarafından MÖ 4. yüzyılda kurulan bu şehir, Roma döneminde Via Egnatia üzerindeki konumu sayesinde gelişmiş, erken Hristiyanlık döneminde ise büyük bazilikalarıyla öne çıkmıştır. Antik kent geniş bir alana yayılmış olup bazilikaları, tiyatrosu ve hamam kalıntılarıyla oldukça etkileyici bir atmosfer sunar.
Büyük Bazilika, erken Hristiyanlık dönemine ait geometrik motifler ve figürlü mozaikleriyle dikkat çekiyor. Kuşlar, balıklar ve mitolojik yaratıklar, özellikle griffin ve deniz canlıları, mozaiklerde tasvir edilmiş. Küçük Bazilika ise opus sectile tekniğiyle yapılmış mozaikleriyle öne çıkıyor. Roma Tiyatrosu yaklaşık 3.000 kişilik kapasiteye sahip; önce tiyatro gösterileri, daha sonra gladyatör dövüşleri için kullanılmış. Hamam kompleksi ise hypocaust sistemiyle yerden ısıtmalı, sıcak ve soğuk havuzlarıyla Roma mühendisliğinin inceliklerini sergiliyor. Küçük müzede mozaik parçaları ve çeşitli arkeolojik buluntular sergileniyor.
Heraclea’nın mozaikleri, opus tessellatum ve opus sectile teknikleriyle yapılmış olup çoğu 4.–6. yüzyıl arasına tarihleniyor. Motifler arasında çapraz daireler, elmas desenleri, dini semboller ve doğa sahneleri yer alıyor. Öğleden sonra güneş ışığı mozaiklerin renklerini daha canlı gösterdiğinden fotoğraf çekmek için oldukça uygun bir zaman oldu. Ortalama bir saatlik ziyaret, antik kentin tüm önemli noktalarını görmek için fazlasıyla yeterliydi.
Antik şehirden ayrılıp, tekrar şehir merkezine döviz bozdurmak üzere hızlıca uğruyoruz. Döviz bürosu açılmıştı. 100 Eoro verip 6000 Makedonya Dinarı aldık. Manastırdan ayrılıp 70 km kilometrelik uzaklıktaki Ohri’ye hareket ediyoruz. 12.10 da Göl kenarında bulunan ücretli otoparka aracımızı park ederek, gezimize başlıyoruz.




| GEZİ ROTASI (Aşağıda bazı başlıklarda ayrıntı ve daha fazla fotoğraf verilmiştir). 1.Hamza Bey Camii 2.İshakiye Cami ve Külliyesi (İshak Çelebi Camii-ibadete açık) 3.Yeni Camii-Kadı Mahmud Çelebi Camii (Müze) 4.Magnolia Meydanı-2.Philip Heykeli 5.Saat Kulesi 6.Aziz Dimitri Kilisesini 7.Shirok Sokak (trafiğe kapalı) 8.Manastır Askerî İdadisi Müzesi 9.Heraclea Lyncestis Antik Kenti |
