AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KÜLLİYESİ

AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KÜLLİYESİ
Adres: İskenderpaşa Mahallesi
Eski Saraçhane Sokak No:
Fatih / İstanbul
HARİTADA GÖSTER (earth.google)
HARİTADA GÖSTER (harita.istanbul)

Bu caddeden o kadar çok geçtik ki. (Fevizpaşa + Horhor) Ancak hemen arkasındaki sokakta bulunan Macar

AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KÜLLİYESİ
AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KÜLLİYESİ HAZİRESİ
ŞEYHÜLİSLAM MUSTAFA EFENDİ ÇEŞMESİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KÜTÜPHANESİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA MEDRESESİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA SEBİLİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA SIBYAN MEKTEBİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA DERSANE VE MESCİDİ
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA ŞADIRVANI
—AMCAZÂDE HÜSEYİN PAŞA KUŞ EVLERİ

Kardeşler Parkının yanında bulunan külliye hiç mi hiç dikkatimizi çekmemişti. Amcazade Hüseyin Paşa Külliyesinin Macar kardeşler Parkına bakan kısmı jiletli tellerle çevreli hem de iki sıra. Yani Külliye mahzun, terkedilmiş. Külliyenin yüksek kemerli üstü açık hazirede kabirleri görüyoruz. Külliyenin, Eski Saraçhane Sokağına bakan yüzünde sırayla hazire, sebil, giriş kapısı, çeşme ve 2 katlı alt katı yüksek kemerli -büyük ihtimal- okul binası. Çeşmenin adının Şeyhülislam Mustafa Efendi Çeşmesi olduğunu öğreniyoruz. Çeşmenin üzerinde 5 satır, ilk 4 sütunu 3 satır, son satırı ise 2 satır olan kitabesi bulunuyor. Kitabede sol alt köşede 1156 tarihi not düşülmüş (M. 1739-40). “Külliyenin inşasından sonra cümle kapısı yanına Şeyhülislâm Mustafa Efendi tarafından yine klasik üslûpta bir çeşme yaptırılmıştır. Hattat Mehmed Refî b. Mustafa imzasını taşıyan çeşme kitâbesinin tarihi 1152’dir (1739).” Hüzünlü bir şekilde sokakta ilerlerken karşıda bir çeşme ve cami görüyoruz. Eşim ve Zeynep’e camide beni beklemelerini söyleyerek, külliyenin etrafını dolaşmak için Kamilpaşa Sokağında ilerliyorum. Sokağın sonuna geldiğimde sola Dolap Caddesine dönüyorum. Horhor’a doğru az ilerledikten sonra biraz öncesinde bahsettiğim otoparkı görüyorum. Otoparkın girişinden külliyeyi görüyorum. İçeri girip fotoğraf çekiyorum. Görevliye bu külliyenin adı nedir diye soruyorum. Ancak bilemiyor. Belki maliyetli olacak ancak otopark dahil, hastane binası ve etraftaki bazı binalarda yıkılarak tarih gün yüzüne çıkarılmalı. Diyanet İslam Ansiklopedisinin ilgili maddesinde şunları okuyoruz: “Amcazâde Hüseyin Paşa’nın sadâreti zamanında (1697-1702) dershane-mescid, kütüphane, sıbyan mektebi, on altı medrese hücresi ve sebilden ibaret olarak 2580 m2’lik bir alana inşa edilmiş ve kırk yıl kadar sonra bunlara bir de çeşme eklenmiştir. 1112 (1700) tarihli vakfiyesinden, külliyenin daha çok kıraat ve tecvid öğretimi yapmak amacıyla kurulduğu anlaşılmaktadır. Mimarbaşı İbrâhim Ağa tarafından inşa edilen külliye, barok üslûbun Türkiye’de kendini göstermeye başladığı bir dönemin eseri olmakla birlikte, daha çok klasik çizgilere bağlı kalınarak meydana getirilmiştir. Külliye 1718, 1755, 1872 ve 1896 yıllarında yangın ve depremlerden büyük zarar görmüş ve her seferinde tamir edilmiştir. Bunlar arasında en esaslı tamiratın 1168 (1754-55) yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Son defa 1940’ta E. Hakkı Ayverdi tarafından restore edilmiş, 1966 yılında da bazı değişikliklerle on üç seksiyonlu bir müze binası haline getirilmiştir….. Hazîre üç bölümlü olup Amcazâde Hüseyin Paşa ile onun ölümünden sonra külliyenin idaresini ele alan kızı Rahmiye Hanım’ın mezarları da burada bulunmaktadır. Külliye halen Vakıflar Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi olarak kullanılmakta, kütüphanesindeki kitaplar da Amcazâde Hüseyin Paşa Kütüphanesi adı altında Süleymaniye Kütüphanesi’nde muhafaza edilmektedir. “ “Amcazâde Hüseyin Paşa Külliyesi” hakkında ayrıntılı bilgi için İslam Ansiklopedisinin ilgili maddesine bakabilirsiniz.