ÖNCE SARNIÇ, SONRA ÇUKURBOSTAN
İstanbul’un dört açık sarnıcından üçü Fatih’te yer alıyor. 5. yüzyılda Suriçi’nde inşâ edilen bu üç sarnıç: Aspar Sarnıcı, Hagios Mokios Sarnıcı ve halen Karagümrük-Vefa Stadı olarak kullanılan alan Aetios Sarnıcı. Zamanla asli işlevini yitiren bu yapılar, verimli toprakları sayesinde bostana dönüşmüş. bugün ise yaşam merkezleri olarak halkın hizmetinde.
Aspar Sarnıcı, Doğu Roma İmparatoru I. Leo döneminde (457-474), General Aspar tarafından 471 yılından önce inşa edilen Aspar Sarnıcı, şehre su taşıyan sistemin 7. yüzyılda devre dışı kalmasıyla kullanılmamaya başlanmış. Biriken toprak katmanı sayesinde halk burada sebze-meyve yetiştirirdi; hatta bir dönem küçük bir yerleşim yeri dahi kuruldu.
Bugün ise Yavuz Selim Çukurbostan Yaşam Merkezi olarak hizmet veriyor. Merkezin içerisinde bir çok donatı bulunuyor. Adeta bir bölge parkı niteliğinde olan merkezde otopark, cami, havuz, sosyal tesis, piknik masaları, basket ve futbol sahaları, çocuk oyun grupları, Fatih Belediyesi Yavuz Selim Eğitim Birimi bulunuyor. Yol seviyesinden parka hafif eğimli bir yolla iniyoruz. İsteyen merdiveni kullanabilir. Parkın ortası sayılabilecek noktada cami dikkati çekiyor. Çukurbostan Camii. İyi düşünülmüş.
Bir diğer yapı ise, İmparator I. Anastasius’un yaptırdığı Aetios Sarnıcıdır. Liksos (Bayrampaşa Deresi), Kara ve Marmara sahil surlarından meydana gelen üçgene hâkim bir tepe üzerinde kurulmuş. İsmini güneydoğusunda inşa edilmiş olan Hagios Mokios Kilisesi’nden alır.
Osmanlı döneminde “Çukurbostan” adıyla sebze bahçesi olarak kullanılan sarnıç, 20. yüzyılın sonuna kadar bu işlevini sürdürdü. 2014’te Fındıkzade Eğitim Parkı olarak düzenlenen alan, bugün Fatih Belediyesi Fındıkzade Çukurbostan Yaşam Merkezi olarak halkın uğrak noktası. İçinde park, yeşil alanlar, havuzlar, oyun grupları, spor sahaları, yürüyüş yolları, piknik masaları, sosyal tesisler ve kum havuzu bulunuyor.
170×147 metre boyutunda dikdörtgen planlı sarnıç, 15 metre derinliğe ve 6 metre kalınlığa sahip taş bloklardan inşa edilmiş. Tarihin derinliklerinden günümüze uzanan bu yapı, artık bir yaşam alanı olarak şehrin kalbine hayat veriyor.
