İSKEÇE ESKİ ŞEHİR-Palia Polis-Old Town

Dar sokaklar, taş döşeli yollar, Osmanlı konakları adeta bir açık hava müzesi. Ahiriyan Mahallesi Türklerin yoğun yaşadığı bölge. Şehir, 1829’daki depremlerden sonra 1830’da yeniden inşa edilmeye başlandı. 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başına kadar gelişti; bu dönemde tütün ticareti şehrin ekonomisini şekillendirdi. 1994’te çıkarılan ve evlere herhangi bir dış müdahaleyi yasaklayan bir yasa sayesinde malikaneler ve işçi evleri koruma altına alınmıştır.1

  1. Eski Şehir – Palia Polis
    Şehrin en önemli bölümü Eski Şehir olarak kabul edilir. Xanthi’nin kuzeyinde, bir tepe üzerine kurulmuş olan bu tarihi çekirdek, 380.000 metrekarelik bir alanı kaplar. Geleneksel dokusunu koruyan yapısıyla her sokağı, her geçidi ziyaretçileri büyüler. Yunanistan’ın en büyük ve en iyi korunmuş geleneksel yerleşimlerinden biri olan Eski Şehir, zamanın etkilerine direnmiş; soyluluğunu ve ihtişamını günümüze kadar taşımıştır.
    1829’daki iki büyük depremin ardından 1830’da yeniden inşa edilmeye başlanan Eski Şehir, 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başına kadar gelişimini sürdürdü. Bu dönemde şehrin refahını sağlayan tütün ticareti büyük önem kazandı. Xanthi’nin Avrupa’ya açılan yüzünü gösteren en belirgin özelliklerden biri, şehirde faaliyet gösteren dört konsolosluktu: İtalya, Avusturya-Macaristan, Fransa ve Yunanistan. Bunun yanı sıra bankalar, ticaret odası, sigorta ofisleri, kabareler, iki sinema, bir tiyatro, 150 dükkân, 50 han, kulüpler, sendikalar, dernekler ve tabii ki tütün fabrikaları şehrin canlılığını yansıtıyordu.
    Malikanelerde çoğunlukla tütün tüccarları ve burjuva sınıfı yaşamaktaydı. Özel at arabaları, kapıcılar, Avrupa’dan getirilen mobilyalar ve zanaatkârların yaptığı fresklerle süslü evler dönemin ihtişamını gösteriyordu. Daha mütevazı evlerde ise tütün işçileri ve zanaatkârlar oturuyordu. Böylece şehir, hem burjuvazi hem de emekçi sınıfın bir arada yaşadığı çok katmanlı bir sosyal yapıya sahipti.
    1976 yılında Eski Şehir, “geleneksel yerleşim” olarak tanımlandı ve Makedonya ile Trakya’nın en iyi korunmuş mimari topluluklarından biri kabul edildi. 1994’te çıkarılan yasa ile evlere dış müdahale yasaklandı; böylece hem malikaneler hem de işçi evleri koruma altına alındı.
    Mimari açıdan Eski Şehir, eklektik bir çeşitliliğe sahiptir: Osmanlı mimarisi, İtalyan Rönesansı, Alman Romantizmi ve Yunan Neoklasizmi etkileri bir arada görülür. Taş döşeli sokaklarda yürüyen ziyaretçiler, din, eğitim ve sanatın izlerini taşıyan binaları hayranlıkla izler. Küçük meydanlar, geçmiş yüzyılların hikâyelerini anlatan yapılarla çevrilidir. Burada dolaşmak, şehrin görkemini ve sade güzelliğini hissetmek için zaman ayırmayı gerektirir. ↩︎