TAHRAN-GÜLİSTAN SARAYI-Golestan Palace

İlk durağımız Vahid kardeşimizle birlikte Gülistan Sarayı oldu. Sarayda yedi ayrı müze bulunuyor ve her biri için ayrı bilet almak gerekiyor. Müzelere girmeseniz bile yalnızca saray bahçesine giriş 150.000 IR. Saray, öncelikle bahçesi, yeşili ve havuzlarıyla gerçekten çok güzel. Rengârenk güllerinden dolayı “Gülistan” adını almış; Farsçada “Kah-e Golestan” deniyor. Bina dış ve içteki duvar renkleri ve işlemeleriyle harika. Saray, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. İhtişamlı ve zarif bir saray. Şatafatın ne kadar ileri seviyeye ulaştığını görmek ve ibret almak gerekiyor.

Gülistan Sarayı’nın kökeni Safevi hükümdarı I. Tahmasb dönemine (1524–1576) uzanıyor; o yıllarda kale olarak inşa edilmiş. Kaçar Hanedanı Tahran’ı başkent yaptıktan sonra saray hanedanın ikametgâhı hâline gelmiş. Feth Ali Şah ve Nasreddin Şah dönemlerinde yeni bölümler eklenmiş. Pehlevi Hanedanı döneminde ise şehrin merkezinde kalan sarayın bazı bölümleri yıkılarak yerine hükümet binaları yapılmış. Resmî törenler ve yabancı heyetlerin ağırlanması için kullanılan saray, günümüzde müze olarak ziyaretçilere açık.

Saray da toplamda 12 salon bulunuyor, isimleri ise şöyle: Aynalı Salon, Güneş Binası, Mermer Taht Salonu, Kerim Han Salonu, Kabul Salonu, Müze Salonu, Havuz Odası, Fildişi Binası, Berelyan Binası, Badgir Binası, Elmas Salonu ve Ebyez Sarayı. Her biri dönemin ihtişamını ve sanat anlayışını yansıtan ayrı birer hazine gibi.