CERRAHPAŞA CAMİİ
![]() |
| CERRAHPAŞA CAMİİ |
| İnşa Tarihi: 1593-1594 |
| Banisi: Cerrah Mehmed Paşa |
| Adres: Aksaray Mahallesi Cerrahpaşa Cadde No: 61 Fatih / İstanbul |
| HARİTADA GÖSTER (google.earth) HARİTADA GÖSTER (harita.istanbul) |
| Yeniden Tamir / İnşa Tarihi: |
| Kitabesi (Osmanlıca Türkçesi): |
![]() |
| Avlu Kapısı Üzerindeki Kitabe Arapça’dan Tercüme H. 1002 / M. 1593-94 4 satır – 5 sütun Görünür ve görünmez tüm âlemlerin, tüm mahlûkatın sahibi yüce Allah’ın şanı ne yücedir. O kimse ki lütfuyla bu yapı tamam oldu. Bu sağlam camiyi o yaptırdı. Öyle bir mekân ki sanki nur topu… Bu caminin yapımı ile bu yer oldukça bayındır bir hal aldı. O kimse öyle bir cami inşa ettirdi ki Ka’be-i Haram gibi onu gören herkesin hayranlıktan dili tutulur, gözleri kamaşır. Müminlerin mabedi olan bu yapıyı sahibinin eksiksiz olarak yaptırdığına yemin ederim. Bir vezir olan o kimse, akranları içinde en üstünü. Yaptırdığı eserden de belli değil mi? İsmi mi? Mehemmed. (Adı kıyamete kadar baki kalsın.) Ünvanı mı? Allah’ı en güzel şekilde zikreden kul. Bu hayrı kıyamete dek baki kalsın. Hicri bin senesinin hemen akabinde inşası tamamlanarak ibadete hazır hale getirilen bu camiyi gören herkesin aklındaki şu sözü tarih olarak söyledim: “Vezir Mehmet Paşa’nın camisini çok beğendik.” H. 1002 |
![]() |
| Cami Kapısı Üzerindeki Kitabe Arapça’dan Tercüme H. 1002 / M. 1593-94 2 Satır – 5 sütun Bir cami olan bu yapıyı eşi ve benzeri olmayan Allah için inşa etti. Bu geniş, ferah, ulu mabedi tamamen içinden gelerek yaptı. Bundan dolayı Allah onu katındaki yüksek derecelere eriştirdiği kullar arasına dâhil etsin. İbadetler, özellikle de namaz, ölüm insana gelinceye kadar bir yükümlülükdür. “Daim olsun.” Bu yapı da her iki yakanın insanlarını buraya namaza davet ediyor. Böylesine güzel bir eserin ortaya çıkmasına ilham kaynağı olan, tüm insanların sahibi Yüce Allah! Herkesçe bilinen banisini her türlü hile, tuzak ve kötülüklerden muhafaza et. Tamamlandığını görünce şu kısa sözü söyledim: “Ömrü kadar güzel bir cami yaptı Mehmet Paşa.” H. 1002 / M. 1593-94 (Kaynak: Kitabelerin Kitabı Fatih E.T: 29.7.2025) |
Kürkçübaşı Camiinden yukarı doğru Cerrahpaşa Cami Sokaktan yokuşu çıkıyoruz. Sokak oldukça dik. Sağ tarafımızda açık bulduğumuz kapıdan caminin avlusuna giriyoruz. Bu camii Cerrahpaşa Camii... Camii, Hekimoğlu Ali Paşa ve Hadım İbrahim Paşa Camilerine benziyor. Mimar Sinan’ın eseri olabilir mi diye tahmin ediyorum ancak bu kez tahminimde yanılıyorum Mimar Sinan’ın talebesi, zamanın baş mimarı Davud Ağa tarafından yaptırıldığı bilgisine ulaşıyorum. Cami avlusunda bulunan prizma tabelada: “Caminin 1002 (1593-1594) yılında Cerrah Mehmed Paşa tarafından dönemin baş mimarı Davud Ağa’ya yaptırılmıştır. Yangın ve depremlerde zarar görmüştür. Minaresi, 20.yüzyıl başlarında taş külahlı ve ve değişik bir üslupla yeniden yaptırılmıştır. Cami, altı payeli merkezi plan tipinin en başarılı örneklerindendir. Merkezde hafif basık olan ana kubbe sivri kemerler aracılığı ile altı payeye oturmaktadır. Kubbe baskısı altı yöndeki eksedralar vasıtası ile duvarlara aktarılmıştır…” “Cami, türbe, çeşme ve çifte hamamdan oluşan külliye, muvakkıthane binası, Gevher Sultan tarafından yaptırılan medrese ve Şerif Halil Efendi’nin yaptırdığı ahşap kütüphane ilave edilmiştir. Zaman içerisinde eşitli sebeplerle çifte hamam yıkılmış, kütüphane binası ise şahıs mülkiyetine geçmiştir…” , Caminin avlusunda açık alanda mezarlıklar ve Cerrah Mehmed Paşa Türbesi bulunmaktadır. Türbenin penceresinden baktığımızda sandukaları görüyoruz. Türbenin duvarındaki tabelada: “Cerrah Mehmed Paşa III. Murad döneminde saray cerrahlığı yapmış zamanla çeşitli devlet kademelerinde görev almış bir Osmanlı tabibi ve devlet adamıdır. III. Murad’ın oğlu Şehzade Mehmed’i (III. Mehmed) sünnet etmesi nedeniyle “cerrah” lakabıyla anılmıştır. III.Mehmed döneminde 1598-1599 yılları arasında dokuz ay kadar sadrazamlık makamında bulunmuştur. 10 Ocak 1604 tarihinde vefat eden Cerrah Mehmed Paşa, 1593-1594 yılında Hassa Başmimarı Davud Ağa’ya inşa ettirdiği külliyenin haziresindeki türbeye defnedilmiştir. Cerrah Mehmed Paşa’nın türbesi, caminin kuzeybatı köşesine yakın bir yere avlu duvarlarına bitişik olarak sekizgen plan üzerine inşa edilmiştir. Klasik Osmanlı türbesi tarzında ve kesme taştan inşa edilen türbe kubbe ile örtülüdür. Alt kat pencereleri dikdörtgen olup, mermer söveli, üst kat pencereleri ise sivri kemerlidir. Kapısı önünde son yıllarda yapılmış olan ahşap direkli bir sundurma mevcuttur. İçi oldukça sade olan yapının kubbesinde bitkisel motiflerden oluşan kalemişi süslemeler vardır. Türbede, Cerrah Mehmed Paşa ve evlatlarına ait üç adet ahşap sanduka mevcuttur.” Cami kapalı idi. İlk kez bu büyüklükte bir caminin kapalı olduğuna şahit oluyorum. Mahalle camilerini anladık. Ancak bu kadar yoğun bir bölgede bu güzel caminin kapalı olması hoş bir durum değildi. Bahçede temizlik yapan görevliye sordum. Öğlen namazından kısa bir süre önce açılacağı cevabını aldım. (Gezinin son anlarında bu camiye tekrar yolum düştü. Bu kez içeri girdim. İçeride küçük bir program vardı. Bu sebeple daha çok kubbe kısımlarını çekerek camiden çıktım. Gerçekten güzel bir camii. 4 avlu kapısı bulunan Caminin Cerrahpaşa Caddesi tarafındaki kapısından çıkıyorum. Caminin hemen karşısında tarihi küçük bir külliye var. Bu külliye aslında Cerrahpaşa Külliyesine ait iken caddenin geçmesiyle iki ayrı yapı imiş gibi gözüküyor. Bu bölüm Cerrahpaşa Külliyesinin devamı olarak Haseki Gevher Sultan Medresesi / Gevherhan Sultan Medresesi diye de anılıyor. Bu bölüm Cerrahpaşa Tıp Fakültesince Müze olarak kullanılmış, Cerrahpaşa Külliyesi Ayrıntılı Bilgi için Diyanet İslam Ansiklopedisi maddesi (E.T.12.12.2021) Caminin caddeye bakan köşesinde camiyle aynı isimli bir çeşme bulunmaktadır. Çeşmenin kitabesi 3 satır, ilk iki satırı 2 sütun, son satırı ise 3 sütundur.


















































