HİNDİLER (HORHOR) TEKKESİ HAZİRESİ

HİNDİLER (HORHOR) TEKKESİ HAZİRESİ
Adres: İskenderpaşa Mahallesi
Simitçi Şakir Sokağı No:4
Fatih / İstanbul
HARİTADA GÖSTER (earth.google)
HARİTADA GÖSTER (harita.istanbul)
CAMİ AVLUSUNDA MI?: HAYIR
BAĞIMSIZ MI?: EVET

Aksaray Metrodan çıkıp Horhor Caddesine doğru ilerliyoruz. Sağımızda tarihi çeşmeler dikkati çekiyor. Çeşme tekli olsa belki dikkat çekmeyecekti. Tek yapı 3 adet çeşme horhor (hindiler) tekkesi duvarını oluşturuyor. Çeşme 2021 yılında Fatih Belediyesince restore edilmiş. Çeşmelerin kitabesi bulunmuyor. Hindiler Tekkesi ve haziresi yeni restore edilmiş. Halen bir STK’mız kullanmaktadır. İçeri girmedik. İçerisi ziyarete açık mı bilmiyorum. Bu sebeple dıştan fotoğraflamakla yetindik. Duvar çitinin üzerine asılmış fotoblok tabelada (daha güzel bir malzeme olsa ne iyi olurdu) Hindiler (Horhor) Tekkesi ve Haziresi hakkında şu bilgileri okuyoruz: “Bulunduğu semtten dolayı Horhor Tekkesi olarak da anılan tekke Nakşibendiyye’nin İstanbul’daki en eski faaliyet merkezlerindendir…” tabelada çok fazla isim olduğu için buraya  almadık. Tekke hakkında ayrıntılı bilgi almak  isterseniz diyanet İslam Ansiklopedisinin Hindiler Tekkesi başlığına bakabilirsiniz. İlgili maddede dikkatimi çeken bir bölümü buraya alıyorum: “..Hindîler Tekkesi, Osmanlı başşehrinde ve Hindistan’daki tasavvufî hayatla tarikat kültürü arasında bir köprü vazifesi görmesinin yanı sıra Osmanlı-Hint siyasî ilişkilerinin de önemli bir odak noktası olmuştur. Tekkenin hazîresine defnedilen İmam Mehmed, Hindistan’daki Meysûr Devleti’nin hükümdarı Tîpû Sultan’ın, İngilizler’e karşı giriştiği mücadelede Osmanlı Devleti’nden yardım almak amacıyla 1787’de I. Abdülhamid’e gönderdiği 300 kişilik elçi heyetinde yer almıştı. XX. yüzyılın başlarında Hindistan’ın İngiliz hâkimiyetinden kurtulması için mücadele eden Ubeydullah es-Sindî Efendi Osmanlı Devleti’ne sığındığında Hindîler Tekkesi’nde ikamet etmişti. Tekkenin son postnişini Riyâzeddin Bâbür Efendi ise Kudüs’teki Hindîler Tekkesi’nin şeyhi iken I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı ordularına yardım etmiş, onlarla birlikte Kudüs’ten ayrılmış ve İstanbul’a gelerek Hindîler Tekkesi’nin meşihatını devralmış, İstanbul’un işgali yıllarında da İngilizler tarafından tutuklanarak hapse atılmıştır… Hindîler Tekkesi 1925’te tekkelerin kapatılmasından sonra kendi haline terkedilmiş, mescid-tevhidhâne yapısı 1933’te belediye tarafından yıktırılmış, geriye kalan ahşap yapılar da yakın tarihe kadar kimsesiz yaşlı kadınların barınağı olmuştur…” Bu tarihi yapının tekrar gün yüzüne çıkarılmasında emeği geçenlere binlerce kez teşekkür…